8
Futbolun Patronları
Geçtiğimiz günlerde şike yaptıkları ve çete kurmak/üye olmak soruşturmasıyla gözaltına alınan futbolcu, yönetici, medya mensubu, oyuncu temsilcisi gibi çeşitli görevleri olan kişiler tüm Türkiye gündeminde başa oturdu. Bir çok futbol sever Türkiye Futbol’un da deprem etkisi yapan bu soruşturmayı hayretle izlemeye başladı. Basında yazılanlara, ekrana yansıyanlara bakıldığında çok ciddi şeyler olduğu ve önemli dellilerden söz edildiği şüphesizdi. Akıllara İtalya’yı sarsan şike soruşturması geliyor ve acaba Türkiye’de böyle birşey gerçekleşebilir mi soruları sorulmaya başlıyordu.
Bir çok taraftar, takımlarının karıştığı iddia edilen bu soruşturmada takımlarına ve takım mensuplarına toz kondurmak istemiyorken, rakip takım taraftarları ve bir takım medya dar ağacını kurmaya başlamıştı. İddialara göre bir takım kişiler Futbolun patronu olmuş özel ağlarını futbolun üzerine kurmuştu…
Gözaltına alınan kişiler bir bir savcıya savunmalarını verirken, basında yer alan ve gerçekleşmiş gibi yansıtılan iddialar okuyanları hayretlere düşürmüyor değildi. Nitekim bunlar hep iddia ve resmi olarak belge, bilgi olarak yayınlanmamıştı, -mişti, -mıştı yada içeriden alınan bilgi, güvenilir bir kaynaktan alınan bilgi olarak belirtiliyordu.
Savunmalarını veren kişilerden bazıları adliyeye sevk edilip, mahkeme tarafından tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderilirken, bazıları ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Toplamda bakıldığı zaman cezaevine gönderilen kişilerden futbolcu olan sayısı bir veya ikiydi. Oysaki basında anlatılan iddialar, maç ayarlamaları, sonuçlara etki etme gibi durumlardan bahsediyordu. Soru işaretleri bir bir artıyor, eğer şike varsa bunu yapan sahadaki oyuncular olmalı ama niye oyuncular yok ki sorularını sormama neden oluyordu. Daha öncesinde yine basından takip ettiğim haklarında çeşitli iddialar bulunan kişiler, tutuksuz yargılanmak için serbest bırakıldılar. Yazılan çizilenlere göre serbest bırakılmaları, iddialarda yer alan kişilerin gözaltında olmaması, basına sözde içeriden servis edildiği iddia edilen haberlerde yer alan çelişkiler siyasi konulardan sonra basına artık inanmıyorum, resmi olarak açıklanmayan hiç bir haberi dikkate almakta istemiyorum. Hep söylentiler üzerinden komplo teorileri üretiliyor. Açıkçası emniyet tarafından basına verilen görüntüleri bir kaç kez ardı ardına izledim ve niye böyle birşey yapıldı soru işaretleri bitmiyor. Konudan bi haber, Türkiye’nin önemli bir kulübünün başkanının yer aldığı ve onu hiç tanımayan bir kişi, görüntüleri izlese, eminim ki orada yakalanan silah görüntülerini bu başkana ait zanneder, mesela bu yurt dışından konuya merak duyan bir kişi olabilir? O görüntüler ve sonrasında emniyetten basına sızdırılan resimler, komplo teorilerini okuya okuya komplo teorileri üretmeme yol açtı. Kişilerin itibarına yönelik bu çok ciddi derecede ki hareketler de kasıt mı var? iddialarını sormama neden oldu. Son olarak adliye terasında görüşmeler, bekletmeler.. Adliye’de başka yer mi yok arkadaş?
Bir çok kişinin önemli deliller olmasaydı gözaltına almazlardı söylemlerine karşı emniyet işini doğru yapsa, yayın yasağı getirse bu kadar bilgi kirliliği, söylentiside olmaz, komplo teorileri üretilmez, suçu ne olduğu belli olmadığı halde suçlu ilan edilip yerin dibine sokulan insanlar olmazdı. Bu işin altında neler var çok merak ediyorum. Bugün şike için söylentilerde belirtilen rakamların kat be katı borsada kayıp, sonra SPK’nın en ufak bir dedikoduda işlem tahtasını kapattığı kağıtlara rağmen ilgili kulüp hisselerine dokunmaması, yatırımcının mağdur edilmesi, hisselerin cüzzi rakamlara el değiştirmesi.
Şikenin sonucu belli. Ligden düşürme, eğer şampiyonsan, şampiyonlar ligine katılamamanın getireceği ağır mali yük, oyuncuları kaybetme riski.. Herşeyden öte itibar. Teraziye koyduğumuzda bunlar hesaba katılmaz mı? Böyle bir hataya kalkışır mı? Bu kadar mı ucuz olur. Aklım almak ve kabullenmek istemiyor ve buna yeltenme ihtimali düşük görüyorum. En azından Türk futbolu adına..
Şikenin yapıldığına inanmak istemiyorum. Bu sebeple bir Galatasaray’lı olarak gözaltına alınan kişileri suçlu olarak görmüyorum. Eğer iddialar kamuoyu ile paylaşılır ve adalet şu sebeplerden dolayı cezalı bulduk derse amenna der, çeksinler cezalarını derim ama şu an için erken yargı, ön yargılı olmak yanlış. Bekleyeceğiz ve göreceğiz. Sonuçta bu insanlar daha yargılanmadılar, tutuklandılar veya tutuksuz serbest bırakıldılar ve yargılanacaklar. Serin kanlı olmak lazım ve taraftar kimliğini bir kenara bırakarak adaletin yerini bulmasını beklemekten başka yapacak birşey yok.
Ayrıca bir söylentide federasyonun yargı kararını beklemesine gerek olmadığıymış, araştırmadım fakat böyle birşey varsa yeni federasyonun göbeğinde bomba var, pimi nasıl çekecek göreceğiz. Temennim Türk futbolu adına güzel şeylerin olması, bu soruşturma yüzünden transferleri unuttuk arkadaş!












Mustafacım,
ellerine sağlık, yazdıklarına harfiyen katılıyorum,
maalesef birçok olayda olduğu gibi bu olayda da medyamız kantarın topuzunu kaçırmış durumda. 104 yıllık bir Fenerbahçe kulübünün başkanını, ülkenin en büyük sivil toplum kuruluşlarından sayılabilecek bir kurumun başkanını terör suçlusu gibi, emniyette çekilmiş fotolarını yayınlamak, gözünü para ve tiraj hırsı bürümüş medya patronlarının ancak bu ülkede gerçekleştirebileceği bir olaydır bana göre.
Gelelim şike mevzusuna, bu suçlamalardan ve iddialardan taraftarı olduğum Fenerbahçe kulübü ve Türkiye’deki diğer tüm kulüpler dersini çıkarmalı, kimse Fenerbahçe’nin başına böyle birşey geldi diye sevinmemeli, çünkü bu olaydan an itibariyle tüm takımlarımız zarar görmüştür ve görecektir. Ben bu soruşturmanın basit bir şike soruşturması olduğuna da en başından beri inanmıyorum, olayın arkasında tam olarak bilemediğimiz fakat bazı cesur yazarların yazmaya çalıştıkları bambaşka siyasi, politik ve ekonomik olaylar olduğuna inanıyorum. Bekleyelim ve görelim, belki 1 ay, belki 1 sene veya 10 sene sonra gerçekler ortaya çıkacaktır, veya hiç çıkmayacaktır, fakat bu olay sonucunda masum taraftarların birbirleriyle kavga etmesine, Allah korusun kan dökülmesine veya Fenerbahçe taraftarının içinde bulunduğu durumun psikolojik etkisine sebebiyet verenler er geç de olsa ilahi adalet ile karşılaşacaklardır, buna yürekten inanıyorum.